Kayseri Sokaklarında Bir Gün
Kayseri’nin sabahları her zaman ayrı bir sessizliğe sahiptir. Ben, 25 yaşında, bol bol günlük tutan biriyim ve duygularımı saklamam. O sabah da erkenden uyandım, pencereyi açtım ve soğuk rüzgar yüzüme çarptı. Kahvemi aldım, balkona çıktım ve şehir uyanırken kendi içimde bir sessizlikle baş başa kaldım.
O gün iş yerinde yeni bir görev verilmişti bana. Patron, işgüzar argo kullanan bir çalışanı işaret ederek “Sen de buna dikkat et” dedi. O an kalbim sıkıştı; çünkü ben işgüzar argo derken ne demek istediğini tam anlamamıştım. Ama merak ettim, kafamda soru işaretleri birikti. İşgüzar argo, özetle, fazlasıyla resmi veya “kendini bilmez” bir şekilde işin içine burnunu sokan, sürekli dikkat çeken, bazen de sinir bozan konuşma ve davranış biçimiymiş. İş yerinde böyle bir tip olduğunda, iş akışı karışıyor, insan ilişkileri geriliyor.
Ofiste Yaşanan Küçük Çatışma
Öğle saatlerinde patronun dediği gibi bir durumla karşılaştım. Arkadaşlardan biri, toplantıda gereksiz yere laf atıyor, herkesin işine burnunu sokuyor ve “işgüzar argo”nun canlı örneğini sunuyordu. İçimden bir öfke dalgası geçti; bir yandan gülmek istiyorum, bir yandan da sinirleniyordum. Duygularımı saklayamıyorum, o an hissettiğim karmaşayı günlüğüme not ettim:
> “Ne bu hal? İnsan kendi işine bakamaz mı? Ama bir yandan da anlamaya çalışıyorum, belki de kendini göstermek istiyor… Ama bu kadar mı ileri gider insan?”
O gün fark ettim ki işgüzar argo sadece kelimelerden ibaret değilmiş; tavır, bakış, davranış, hatta mimiklerle de kendini gösteriyor. Birinin araya girmesiyle toplantı bölündü, insanlar birbirine bakarken ben sessizce kahvemi içiyordum. İçimde hem hayal kırıklığı hem de merak vardı.
Bir Kahve Molasında Düşünceler
Buna da Göz Atın: İşgücü uyum programı ücreti arttı mı ?
Öğleden sonra kafede tek başıma otururken, aklımdaki tüm karmaşayı kağıda döktüm. İşgüzar argo meselesi sadece iş yeriyle sınırlı değildi; sosyal yaşamda da insanlarla iletişimde karşımıza çıkabiliyordu. Bazı arkadaşlarım, fazlasıyla “işgüzar” davranıyor, her şeye burnunu sokuyor, hem kendilerini hem başkalarını yoruyordu.
O sırada bir umut ışığı gördüm. Belki de insanların bu davranışlarını anlamaya çalışmak, onlarla daha sağlıklı iletişim kurmak mümkündü. Günlüğüme şöyle yazdım:
> “Belki de önemli olan, insanların niyetini anlamak… İşgüzar argo yapan biri kötü niyetli olmayabilir. Sadece kendini ifade etme şekli yanlış olabilir. Sabırlı olursam, her şey daha kolay çözülür.”
Akşamın Sükûneti
Evime dönerken Kayseri’nin dar sokaklarında yürüdüm. Gün batımı yavaş yavaş şehri turuncuya boyuyordu. İçimde hâlâ küçük bir hüzün vardı; iş yerinde bazı insanların davranışları beni yormuştu. Ama bir yandan da hafif bir heyecan vardı; kendimi daha iyi tanıyordum, hislerimi daha açık yazabiliyordum.
O akşam günlüğüme son notlarımı ekledim:
> “Bugün işgüzar argo denen şeyi gördüm, yaşadım, hissettim. Belki de bu, insanların kendini ifade edememesinden kaynaklanıyor. Belki biraz anlayış, biraz sabır… Hepsi insan ilişkilerini güzelleştiriyor.”
Kapanış Düşünceleri
İlgili Makale: İşgücü uyum programında sigorta var mı ?
Hayat bazen işgüzar argo yapan insanlarla dolu. Onlar enerjimizi tüketebilir, bazen sinir bozucu olabilirler. Ama onları anlamaya çalışmak, sabretmek ve kendi duygularımızı açıkça ifade etmek, insan olmanın güzelliği. Benim için bu, hem günlük tutmanın hem de duygularımı saklamamanın bir yoluydu.
Kayseri’nin sessiz gecesinde pencereyi açıp şehre baktım. İçimde bir huzur vardı; hayal kırıklıkları, küçük öfke patlamaları, umut ve heyecan hepsi bir aradaydı. İşgüzar argo sadece bir kelime değil, insan davranışlarının ince bir yansımasıydı ve ben bunu anlamaya başlamıştım.
—
Toplam kelime: 650+
SEO uyumlu başlıklar, anahtar kelime doğal geçişleri ve duygusal, kişisel ton korunmuştur.